30 Eylül 2012 Pazar

Nasil hissettigimin bir onemi yoktu bence ama yine de cevapladim sorusunu. Iste boyle hissediyorum:            
                                                                                               



                                                                                                                                             




19 Eylül 2012 Çarşamba

Mektuplar aliyorum, nasil mutlu ediyor.

Kendinize inanmadiginiz zamanlar olabilir, degersiz hissettiginiz, hicbir sey yapamadiginizi dusundugunuz.
Iste arkadaslar boyle zamanlar icin var. 
Ve boyle zamanlarda yaninizda olan arkadaslariniza her zaman guvenebileceginizi de bilmeniz gerekir.
Hatta belki de boyle zamanlarda hic tanimadiginiz insanlar da yaninizda olabilir, bunun sizi mutlu etmesi gerekir.
Bazen sadece uzulursunuz ve bunu anlayacak birine ihtiyac duyarsiniz ve bazen kimse anlamaz.
Benim bazen kahve icerken midem bulanir mesela.

Baskalarinin sizin hayallerinizi desteklemesi kadar guzel bir sey de yoktur, cunku zaten onunuzde size engel yiginla insan vardir. Bazilari sadece varligiyla uzer sizi, caninizdan bezdirir, anlamazsiniz neden.

Ben bazen kiskanc biri oluyorum ve bu yuzden kendimi "dunyanin en kotu insani" diye nitelendiriyorum. Ama kendimi boylesine acimasiz nitelendirebildigim icin kolaylikla hayir diyorlar, "Kotu biri olsaydin bunu kolaylikla soyleyemezdin.".
Arkadaslar, kotu olmaniza izin vermiyorlar.

Ve ben, kendimi, kendim olarak dusunmedigimde yazdigim her seyi cok begeniyorum. Hakli olduklarini kanitlama bicimleri mi onlari bilemiyorum. Ama artik bazi seyleri kabullenip ona gore davranmamin zamani geldi de geciyor.

Uc kitap birden okuyorum,  bir tane yaziyorum.
Tabii bunlar hep saka.
Ama bir seyler var tam buramda, ve disari cikmak icin can atiyor (YAZAR BURDA ISARET PARMAGINI ALNINA DAYAMISJDHSFKJDD).
Nietzsche'nin de dedigi gibi, sanirim gebeyim. Aciklama yapayacagim, okuyan bilir.
Ustu kapali konusmaya nasil bayiliyorum. 
Kitaplardan, filmlerden, sarkilardan alintilar yaptigimda beni anlayabilecek birileri var mi acaba ya?
Anladiniz mi mesela.
Neyse.
Butun bunlar hep saka.

10 Eylül 2012 Pazartesi

Sen beni bos ver, ben hep beklerim.

Yemek yiyebildigim gunleri ozledim. Arkadaslarimi da. Bi sey izleyebilmeyi ozledim heyecanla. Ama yok yapamiyorum. Eskisi gibi bicir bicir, kipkirmizi bi suratla bagira cagira yerimde duramayarak konusamiyorum artik. Sanki bir ruh emici tarafindan opulmusum gibi. Hogwarts profesorleri asla yanilmaz, bilirsiniz ama ne zaman mutsuz hissetsem yedigim cikolatalarin yardimi olmuyor. Sadece midemi bulandiriyor. Kahve icemiyorum. Yemek yiyemiyorum. Tek yapabildigim sey cay icmek. Cunku cayin tadi yok. Boyle icmis miyim icmemis miyim, hic anlamiyorum ama midemi bulandirmayan tek sey o oldugu icin, cayi seviyorum. Televizyondaki salak sacma seyleri izlemeyin, rica ediyorum. Radyo dinleyin onun yerine. Size sevdigim frekanslari soyleyebilirim eger isterseniz. Okudugum kitap o kadar gereksiz ki. Zaten hicbir seyden tat alamadigim bir donem de tuz biber oldu resmen hayatima. Okumak istedigim kitabi da benim yerime baskalari okuyor. Nasil nefret ediyorum bu durumdan. Sonra arkadaslarimla konusuyorum, arkadas olmaya calistiklarimla. Insanlar ne zaman bu kadar bencillesmis anlayamiyorum. O sirada odamda karanlikta, radyo dinliyordum herhalde ben ya da uyuyorumdur bilmiyorum. Ben de cok bencilim. Insanlarin gozumun icine baka baka bazi seyleri yapmasindan. her seyde bana kabahat bulmasindan biktim. Istedigim hayati baskalarinin yasiyor olusu benim de sinirimi cok bozuyor. Ben de dertsiz tasasiz bi yasam istiyorum. Ama tabii ki istedigimiz her sey oyle sirf istiyoruz diye olmuyor.  Ayni hayalleri paylastigim insanlar canimi yakmaya baslayinca ondan da bi sogudum, nefret ettim, bi seyler oldu orda da. Anlamadim. Yazamiyorum artik. Yani, istedigim gibi. Cay doldurup bi kosede unutuyorum hep. Soguk cay, kahve. Bunlardan nefret ederim halbuki. Bi ara sadece salatalik yiyordum. Bugun de mesela su saat olmus, ne bi sey yedim ne de ictim. Cunku bi sey canimi o kadar yakiyor ki yiyip icmek sacma geliyor bana.  Boylesine aci cekerken ne anlami var ki yemenin, hem zaten midem de kaldirmiyor artik. Bana yapilanlari kaldirmiyor aslinda ama ben bunun icin yiyecekleri sucluyorum. Yalan soyledigini bildigim halde, susuyorum mesela. Benim istedigim o anda olmuyor ama onunki oluyor mesela. Tuhaf kaciyor. Gece lambasi isiginda yasiyorum butun gun. Cunku odamin caminin onunde balkon var. Balkon da kapali, oda gibi bi sey. Karanlik yani odam gece gunduz. Fark etmiyor. Zaten en cok geceleri seviyorum galiba. Topuklu ayakkabi giyerek bulasik yikiyorum mesela. Allaam kimseye can sikintisi vermesin dkjhdf. Bazi sarkilar islikla eslik etmek icin ideal. Bunu da su an fark ettim.
Neyse.
Sonucta birileri beni hep uzuyor ama ben onlara hicbir sey demiyorum. Beni nasil uzduklerini, icimdekileri, soylemek istediklerimi bir bir goruyorum saniyelik goz dalmalarinda. Ve canimi yakiyorlar. 
Beni hicbir zaman kimse anlamaz.
Niye bilmiyorum halbuki gayet acik konusuyorum.
Bi de kendimi ev dekorasyonuna ve modaya verdim bir haftadir. Hatta sikintidan geceleri uyuyabilmek icin ders falan calisiyorum dusunun yani.
Cok komik bence bunlar.
Bi sure sonra acikmamaya alistim.
Su zaten icmem.
Yok olacagim gunu bekliyorum derken ciddi miydim, bilmiyorum, aradan zaman gecti.
Ya ben eskiden nasil civil civildim. O kadar neseliydim ki insanlar bundan nefret ederdi djfdfkhdfd.
Onlar mi kazandi ne oldu? Ben anlamadim.
Insanlara sigarayi biraktirma yontemlerini ogrendigim su gunlerde canim nasil sigara cekiyor. Ama icemem yani. Ben annemler sigara icerken mutfaga bile giremeyen, yedigi yemegi birakip giden, ciglik cigliga o ortamdan kacan insanim.
Cok tuhaf.
Bi de fikirler beynime ususuyor nasil sinir bozucu. Elinden bi sey gelmedikce ne anlami var ki bunun?
Aman yaaa.
Aman yani.
Sonra bazen birilerini ozluyorum kimler onlar bilmiyorum. Ama ozluyorum. O kadar ki icim aciyor. Birileri bana sarilsin istiyorum ama o zamanlarda bana sarilacak kimse olmuyor. Ben de kendime sariliyorum.
Sokaktan eve bi kedi getirmemek icin kendimi zor tutuyorum.
Uzerimde ciddi bi mallik, bi giciklik, sinir bi sey var ama ne oldugunu cozemedim.
Umarim gecer.
Gecer yaaaa zaman her seyin ilaci.
Ben beklerim.

8 Eylül 2012 Cumartesi

Sadece kendi hayatınızın başrolünü oynayabilirsiniz.

O kadar. Bunun farkında olmanız ve bunu sindirmeniz gerekir. Dikkat çekmek için yaptıklarınıza insanlar bir defa inanır sonrasında alışır. Anlar kim olduğunuzu, farkına varır hayatınızdan memnun olmadığınızı, onun yaşamının da başrolü olmaya çalıştığınızı. Ama biz insanlar elbette ki çok benciliz. Aşırı bencil. Her şey istediğimiz anda, istediğimiz gibi olsun isteriz. Benim  dediğim olsun. Bu kadar bencilken biz, en basitinden izlediğimiz filmdeki karakterleri bile kıskanırken, onların yerinde olmak isterken başkalarının hayatlarında başrol olmaya çalışmayın. Boşuna harcamayın değerli vaktinizi bunun için, başkalarının yaşamlarını çalmayın, kendinize yeni bir tane yaratın.