26 Eylül 2013 Perşembe

en sevdiğim şarkı her hafta değişirken, söyleyeni hep aynı kalıyor.

bu seferki birbirini bırakmamış iki insanın hikayesi, aslında hepsi öyle ya bu daha bi derinleştirilmişi.
metroyu beklerken, okula yürürken, uyurken hep kulağımda.
kendimi tekrarlayacağım belki ama anlayamıyorum, bir insan nasıl hüzünlü şarkılarıyla bir başkasının hüznünü yok edemese de hafifletebilir, yükünü alabilir, yorulmuşsun, dinlen der gibi, evinden çok uzakta birine zor zamanında sarılırmış gibi, birilerine teşekkür eder gibi, içi kan ağlarken mutluymuş gibi, ben, bilmiyorum, anlayamıyorum.
anılarını mı çalıyorum napıyorum, pişman mıyım, hayır.
seviyorum.
iki insanın sevip de kavuşamayışını seviyorum.
ne ben seni  bıraktım ne de sen beni bıraktın diyebildiği halde ama bak şimdi ayrıyız diyemeyişine kızıyorum.
özlüyorum.
kıskanıyorum.
onların geçmişini geçmişim sayışıma kızıyorum.
anılarınızı mı çalıyorum.
napıyorum.
pişman değilim ama üzülüyorum.

17 Eylül 2013 Salı

elektrik süpürgesi tamir eden bir adamın kalbini kırdılar diye bu onu bir enayi yapmaz, söyleyin üzülmesin.

ne olmuş 10 yıl önce bir kıza gönül vermişsen
kız seni aldatmışsa
kırık bir kalple geçmişinde bırakmışsa?

işler her zaman planlandığı gibi gitmez, hiç mi karşılaşmadın bunun örnekleriyle süpürge tamircisi?
bir gün o kızın yanına gidip onun kalbini yeniden kazanmayı planlarken sen, elinde bozuk süpürgesiyle karşına çıkan başka birinin hayatını değiştireceğinin de planını yapabilir miydin?

onun kalbini kazanacağın güne kadar kırık kalpli enayi olarak kalacağını söylediğin şarkılar yazıyordun, sonra ne oldu?
bilmediğin çok şey var süpürge tamircisi.
benim bildiğim ve senin bilmediğin.
bildiğim şeylerin çoğunu aslında senden öğrendim fakat sen bildiğin şeylerin bilincinde değilsin.
bilmediğin çok şey var süpürge tamircisi.
ama sana bunları öğretecek olan ben değilim.

aslında hikayen hep aynıyken sadece kahramanlarının değiştiğinin sen de farkına vardın mı?
kalbin kırık ayrılırken yaşadığın şehirden en azından bu kez gerinde bıraktığın insanın sen giderken seni sevdiğini biliyordun.
az şey midir bu?

bir insanın aynı anda iki kişiyi sevebileceğini ya da birini severken başkasını özleyebileceğini de bozuk süpürgeli kızdan öğrendim.
sevmenin bazen istediğimizle gitmemiz değil de bir başkası için iyi olanla kalmamız demek olduğunu da.

güzel ayrılabilirmiş insanlar onu öğrendim.
bir şarkıyla veda edebilirmişsin sevdiğine.
bir mektupla.
ya da sizin durumunuzda,
bir piyanoyla.

bir ailen olsun istediğini de biliyorum, bir ailen olması için önce hayallerinin peşinden koşman gerektiğini de.

sen sabahları herkesin bildiği şarkıları çalıp akşam olunca kendi bestelerini seslendiren, ek iş olarak süpürge tamir eden sokak sanatçısı.
değişen kahramanlarınla aynı kalan hikayene yazdığın o kısacık şarkıda kalbinin ne kadar kırık olduğunu şaka yollu anlatırken, performansının sonuna eklediğin yarım kalmış gülüşünde hissettiğin tüm hüznü ele veriyorsun.

üzülme.
sen şarkını söyle.
o seni duyacaktır.