23 Şubat 2014 Pazar

mutsuzken

"ali ata bak" tarzı bir cümle bile yazamazken mektup yazmaya çalışmam beni yoruyor, hiçbir yere ait olmadığım düşüncesi beni boğuyor, bunun aksini kanıtlamak uğruna yolumu uzatıyorum.
yine de,
yaranamıyorum,
ne kendime ne de bir başkasına.

9 Şubat 2014 Pazar

spirited away'in yüklenmesini beklerken, çay.

zorla güzellik olmaz derler ama mesela şimdi şurda liste yapsam insanlara zorla yaptırmak istediğim şeyler listesi, oldururum bence.
hmm.

-Glen Hansard'ı benden dinlemeye mecbur bırakıp ardından Glen Hansard dinletmek
-Jeff Buckley üzerine düşünmeye teşvik edip sonrasında art arda albümlerini dinletip kahırlara sürüklemek
-Jonathan Safran Foer ve Patti Smith okutmak
-Sherlock izletmek
-Joey Tribbianni taklidi
-moral bozukken kırtasiye alışverişi
-kafa karışıkken çay demletmek

kafam karışık olduğundan listeye ekleyeceğim maddeleri unuttum, biraz kısa oldu ama, bunları zorla birisine yaptırsam resmen zorla güzellik olur, olmaz mı olur, neyse ben gideyim de çay demleyeyim.

2 Şubat 2014 Pazar

bir aydır elimde resmen ordan oraya sürüklenen kitabın sayfalarını hani böyle arka kapağının üstünde yatırıp baş parmağımı en alta koyup sayfaları parmağımla tutarken yavaş yavaş bırakıp rüzgarını koklarken ağlamak istedim, böyle hüngür hüngür. ama ev çok kalabalıktı (tam olarak 11 kişiydik) birinin laaaps diye odama girmesi düşüncesi bana rahatsızlık verdiğinden ağlayamadım, ağlayabilmeyi diledim ama yeterli gelmedi.
bazen düşünüyorum ve sevmek istediğim insanları sevmem için hiçbir neden bulamıyorum,  neden ısrarla onları sevmek için direttiğime de anlam veremiyorum. sinirlerim tepemdeyken içimden ettiğim küfürler içimi bulandırıyor, olduğum yerde olmamayı diliyorum.
ama birini illa nedenler yüzünden mi sever insan,
sevmemem gereken birini seviyor oluşumu haklı çıkarmak için mi yoksa bahanelerim,
sizi insanlığa davet ediyorum,
lütfen
artık
beni
yor, ma, yın.
hayaletlerinize söyleyin peşimi bıraksın.