25 Ekim 2015 Pazar

hiçbir şeyden memnun olmayışta da artık derdimi anlatmaya çalışmakta da bir mana göremiyorum, insanlar ölüyor, sadece bir yerde bulundukları için hem de.
yarın ölebilirsin ve öldüğünde insanlar sosyalmedya hesaplarını hayatının kapanış sahnesinde son bir kez görünmek amacıyla kullanacaklar, allah rahmet eylesin veya ışıklar içinde uyu, bunu neden yaptıklarına anlam veremedim ama yapıyolar yani, gördüm, çok üzüldüm diyecekler ama hiçbir şey olmamış gibi yaşamaya da devam edecekler.
buna izin vermek istemiyorum
umarım birgün her yerden silinip gitme gücünü kendimde bulurum

25 Haziran 2015 Perşembe

kelebek etkisi yav he kelebek etkisi
yine senin sebebin benim yüreğime çöktü
teşekkür ederim

27 Mayıs 2015 Çarşamba

keşke ruhuma açtığın çentiği bu şarkıyla doldurabilsem

22 Mayıs 2015 Cuma

allah kulunu kaldıramayacağı yükle sınamazmış, bunu kendime günde 70 kez hatırlatmam gerekiyor

15 Mayıs 2015 Cuma

ağır anksiyete krizlerinde yok olmayı diliyorum
bunu mümkün nasıl kılabilirim diye düşünüyorum
bugüne kadar 832883 kez sosyal hesaplarımı tamamen silip yenilerini açtım, hiçbir işe yaramıyo ama o an o bana aşırı mantıklı geliyo düşünemiyorum çünkü sadece yok olmak istiyorun
hayır o kadar gerizekalıyım ki birgün kimliğimi falan yakıp sonra bir sürü işlemle uğraşmak zorunda kalıcam diye korkuyorum sanki kimlik yakmak beni yok edebilecekmiş gibi
keşke kendimi ateşe verebilsem ama yanan tek şey endişem olsa kül olup uçsa sonra ben kaldığım yerden, daha iyi devam edebilsem ama bu dediğim filmlerde bile olmuyor olmuşsa da ben izlememişim

13 Mayıs 2015 Çarşamba

geçtiğimiz haziran'dan bu yana beni üzecek ne varsa şimdi olmaz diyerek ertelemiştim TEKRAR HAZİRAN GELDİ korkuyorum üzülmediğim ne varsa yakama yapışacakmış gibime geliyo
allahım nolur beni düze çıkart
nolur
lütfen
dayanamıyorum çok fazla acı birikti benim etim ne budum ne ya hiç aklıma sokma ya da düze çıkart
lütfen beni düze çıkart

11 Mayıs 2015 Pazartesi

bu dert beni öldürmediği gibi süründürmekten başka bir bok yaptığı da yok
geçip gittiği de yok
kaldım öyle
kımıldayamıyorum
şahane pazar'daki kutulara atlama oyunu gibi, neresi sağlam ben nereye basıcam, neresi beni boyayacak baştan aşağı ben nereye bassam bilirim ki güvende olucam bilirim ki huzurlu olucam
nereye basıcam
ilerleyemiyorum

4 Mayıs 2015 Pazartesi

rabbim rahatlık ver,

amin.
defter aldım.
ima etmediği, hissetmediği şeyleri diline dolayıp bile bile kalp kıran kimselerin yaptığı yanına asla kalmayacakmış, yengem geçen gün öyle söyledi, durup dururken?
artık birinin yalan söylediğini fark edince içim YİNE NE BİÇİM KONUŞUYOSUN BOK MU YEDİN diye bağırma isteğiyle doluyo.
yahu cidden bok mu yediniz ne biçim konuşuyosunuz.
biri bir laf ediyor kalp kırıklıklarımı düşünüyorum, facebook'umda iki sene önce yediğim kazığın fotoğrafı duruyor.
içim çok rahat ama,
bile isteye hiç kalp kırmamışım bugüne kadar, kırmak istemedim mi istedim, bende çatlaklar oluşturulurken karşımdakini paramparça etmek istedim ama kendi kalbim dururken bir başkasınınkini kırmam, bugüne kadar yapmadım, bundan sonrasını bilmiyorum.

28 Nisan 2015 Salı

safe travels don't die

her geçen gün büyüdüğümün farkındalığı altında eziliyorum, hiç yoktan geliyor, canım birini yolculamak çekiyor haydaaa diyorum hayda bu da nerden çıktı, sen gurbete dayanamazsın ki, sonra hatırlıyorum misal geçen seneyi hatırla diyorum hatırlatıyorum, baban havalimanına gidecekken nasıl metroda birbirine zıt peronlarda karşı karşıya durup elinde bavuluyla onu izlerken metronun gelmesini bekledin, seninki nasıl daha önce geldi el sallayıp nasıl bindin, şu an ağlıyorsun ama o gün nasıl da ağlamadın metroda, o gün hiç ağlamadın. ne dedin sonra büyümüşüm resmen.
vay be.
balık yemiştik o gün, iğrençti tadı, babam gidiyordu ama ağlamadım, yediğim yemek boğazımda düğüm oldu, gözyaşlarım boğazımda düğüm oldu ama ağlamadım. nasıl da ağlamadım o gün orda.
vay be.
büyümüşüm resmen.

27 Nisan 2015 Pazartesi

bu aidiyetsizliğin benden geçmesi için benim hayatımdan ulaşımı çıkartmam lazım, yerimde saymam lazım, birlikte ya da yalnız aynı yerde, aynı şeyleri yaparak kalbimdeki yükü ortalığın tozuna katmam lazım ki sonradan temizlediğimde yüzümdeki gülümseme benim yerime konuşsun
buraya aidim

21 Nisan 2015 Salı

yaptığınız her kötülükte kurban rolünü oynadığınız için asssla mutlu olamayacaksınız
kimseyi kırmamak için her şeyi içime atıp meseleyi kendimle aramda çözmeye çalıştım da noldu en son allahla niye konuşamıyorum içinden çıkamıyorum, soracaklarım var halledemiyorum diye ağlıyordum

17 Nisan 2015 Cuma

insanın aynı güzel yalana tekrar tekrar inanası geliyo ama aynı yalana da tekrar tekrar inanılmıyo
gözlerim akıyo, istem dışı ağlıyo gibiyim, aslında ağlamıyorum ama gözlerimden şakır şakır yaş damlıyo, 6 bölüm fringe izledim biraz tırsıyorum

12 Nisan 2015 Pazar

kuzu öpmek istiyorum ya da kuzu beni öpsün veya sarılayım, elimden yemek yese de olur
gökyüzünde yalnız gezen yıldızlar
yeryüzünde sizin kadar kafalarını kaldırıp bakmamalarından muzdaripim
bana şiir sevdirecek birine ihtiyacım var, kişinin kendine şiir kitabı almasının çok hüzünlü olduğunu düşündüğümden şiirle aramda mesafe var, olmamalı ya, ne bileyim.

benim için büyük insanlık için küçük bir adım

anayasa'dan 60, medeni'den 90 aldım
eve dönerken yıldızlara baktım
çileğe alerjim olduğunu idrak ettim
hayatımda ilk kez dans ettim ve tuğba çok güzel??? dans ettiğimi söyledi


5 Nisan 2015 Pazar

çıplak ağaçlardaki kuş yuvalarını saymayı çok seviyorum, bugün 28 tane saydıktan sonra dikkatim dağıldı
iyi de oldu çünkü biraz üzülmeye başlamıştım

30 Mart 2015 Pazartesi

dün gece/sabah 6'da uyur gibi olduktan çok az süre sonra saat tam 7'de babam aradı, ben demiştim arayın diye vizelerimi hep karganın bok yemediği vakitlere koymuşlar, neyse.
o kadar güzeldi ki sesi, böyle hayat dolu, 20 dakikalık uykuyla gün geçirecek olan benim ilk başta biraz canım sıkılmıştı tabii bu ne yaşama sevinci bu saatte ya diye ama yüzüm güldü istemsiz, nasıl iyi geldi, düşündükçe gözlerim doluyo
sınavı beklerken dikizlediğim çocuğa yakalandım mesela, dua ediyo diye gülüyodum kendi kendime, çünkü gülünecek haldeydi herkes sınav öncesi, bana bakınca hemen kafamı çevirdim, kağıdını verirken gidişini izledim, bilmem bir daha görür müyüm.
bahçede cevabını salladığım soruya yanlış dedi evren, la saçmalama hapis cezası mı olur dedi, sonra konuya hakim birileri gelip hapis cezası da vardı dedi, bahçede naaaaaber nolduuuu dansı ederken midem bulandı az kalsın kusuyodum dhsjdjsf
babamı aradım sonra, geç vakte kalma dedi, gündüz çalış gece yat
gündüz uyudum, şu an saat üç yirmidört, ayaktayım az önce az kalsın one direction dinlerken ağlayacaktım
kendimi bazı şeylere alıştırmam gerekiyor sanırım, geç vakte kalmamak gibi, zamanında çalışmak gibi, beni rahatsız eden şeylere karşı tepkisiz kalmamak gibi
cumartesi gelsin istiyorum bir an önce sinirden stresten belki ilerde pişman olacağım şeyler yaptım, sosyal hesaplarımı kapatmak gibi.
cumartesi gelse de içimi döksem.
sınavların bitmesine 4 gün kaldı :))
üç yirmidokuz

26 Mart 2015 Perşembe

neredesin firuze

geçen gece allah'la konuşabilmeyi dilerken birden ağlamaya başladım
yaşarken her şey ne kadar zor, yaşamak fiilen ne kadar yorucu, sadece var olmak nefes almak, tükeniyorum sadece nefes alarak
allah senle konuşursa peygambersin, sen allah'la konuşursan delisin
benden ne istiyorsunuz ile ne zaman
bir de neden

28 Şubat 2015 Cumartesi

delirdim biliyo musun

ne kadar saçma ne kadar gereksiz şeylere üzülüyosun gerizekalı diye kendimi azarladım, ben bu kadar küçük, değersiz şeylere üzülmek istemiyorum ben kendimi iş yerinde tuvalete kitleyip yetişkin olmaktan ne kadar nefret ettiğimi homurdanırken ağlamak istiyorum

23 Şubat 2015 Pazartesi

en sevdiğin şarkı olmak isterim

somewhere only we know

söylediğin yerin ne kadar güzel olduğunun bir önemi yok elimden tutup götürmediğin sürece gitmem

allah rahatlık vermiyordu

ve her şey eskiyordu
kelimelerim boğazımı tıkıyor, anlatmak istiyordum ama kırılmış hevesim el vermiyordu

bana defter alalım


13 Şubat 2015 Cuma

keşke gözlerim güzelliklere daha çok değse ve gördüğüm güzel şeyleri unutmasam, okuduğum şeyleri hatırlasam, göğsümdeki yükün hafiflediği saniyeleri aklımdan çıkartamasam
ama unutuyorum

7 Şubat 2015 Cumartesi

aşırı gürültülü'de babaannesi oskar'a şey diyodu, her şey seni mümkün kılmak için, bunun gibi bir şey, yani nasıl desem, kötü olan her şey güzel bir şeyin inşaatının zeminini sağlamlaştırmak için kullanılıyormuş gibi,
oğlunun ölümü, torununu var etmek içinmiş mesela, anlatamıyorum, oğlunun varlığını da kocasının onu bir türlü sevememesinin zeminine kurmuş
ya da belki ben çok yanlış anlıyorum ama herkes haklıymış
kötü şeyler iyi şeylerin zeminine beton oluyor, iyinin iyi olduğunu kötüyü yaşamadan anlayamıyormuşuz çünkü
öyle diyorlar

23 Ocak 2015 Cuma

herkes bir şeyler söylüyodu yetişebildiğimi dinliyodum ben de
anlamaya çalışıyodum bi yandan da şey demek istiyodum şey tamam haklısın, haklısınız, tamam da benim bunları yaşamak istediğim zaman, kişi, yer bu benimle ilgiliyse eğer ki benimle ilgili???
düşüncelerim bu noktada dağıldı sonra,
atkım yere düşmüştü misal aldım yerden kıkır kıkır gülerek boynuma doladım
sarıldım tanımadığım birine, önemli değil dediler, önemli değildi gerçekten, sarıldım ben de
bilmiyorum

22 Ocak 2015 Perşembe

bir kere olsun alttan alan taraf olmamak istiyorum

bakalım bu nasıl götümde patlayacak :)))
büyüdükten sonra ne anlamı var ya da büyüttükten sonra
bazı şeyleri birlikte yapmanın büyüsü olduğuna inanıyorum ama kaçırılmış fırsatların gerçekliği ya da elinin tersiyle itilmiş olanların ağırlığıyla baş edemem benim gücüm ne