dün gece/sabah 6'da uyur gibi olduktan çok az süre sonra saat tam 7'de babam aradı, ben demiştim arayın diye vizelerimi hep karganın bok yemediği vakitlere koymuşlar, neyse.
o kadar güzeldi ki sesi, böyle hayat dolu, 20 dakikalık uykuyla gün geçirecek olan benim ilk başta biraz canım sıkılmıştı tabii bu ne yaşama sevinci bu saatte ya diye ama yüzüm güldü istemsiz, nasıl iyi geldi, düşündükçe gözlerim doluyo
sınavı beklerken dikizlediğim çocuğa yakalandım mesela, dua ediyo diye gülüyodum kendi kendime, çünkü gülünecek haldeydi herkes sınav öncesi, bana bakınca hemen kafamı çevirdim, kağıdını verirken gidişini izledim, bilmem bir daha görür müyüm.
bahçede cevabını salladığım soruya yanlış dedi evren, la saçmalama hapis cezası mı olur dedi, sonra konuya hakim birileri gelip hapis cezası da vardı dedi, bahçede naaaaaber nolduuuu dansı ederken midem bulandı az kalsın kusuyodum dhsjdjsf
babamı aradım sonra, geç vakte kalma dedi, gündüz çalış gece yat
gündüz uyudum, şu an saat üç yirmidört, ayaktayım az önce az kalsın one direction dinlerken ağlayacaktım
kendimi bazı şeylere alıştırmam gerekiyor sanırım, geç vakte kalmamak gibi, zamanında çalışmak gibi, beni rahatsız eden şeylere karşı tepkisiz kalmamak gibi
cumartesi gelsin istiyorum bir an önce sinirden stresten belki ilerde pişman olacağım şeyler yaptım, sosyal hesaplarımı kapatmak gibi.
cumartesi gelse de içimi döksem.
sınavların bitmesine 4 gün kaldı :))
üç yirmidokuz
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
bi şey diycem.