6 Haziran 2013 Perşembe

bitmiş bir hikayeye gazel.

en yakınındakiyle bile çok uzak olabiliyor insan. elini uzatsa dokunabilecekken konuşmuyor mesela, yüzüne bile bakmıyor, aralarındaki mesafeyi gittikçe açıyor, sonsuzluğa uzatıyor.
ya da hiç tanımadığın birine uzanmaya çalışıyorsun, aranızda gerçekten de kilometreler olan birine, sana seni sevdiğini söylemiş ya bi kere, tamam diyorsun tamam, o da benim gibi, anlasa anlasa bir o anlar ona uzatayım elimi belki tutar, belki diyorsun inanmak istiyorsun ya hani, uzattığın eli görmüyor bile, her zaman insanlardan ve onların tek hareketinden ne demek istediklerini anladığından bahseden biri uzattığın eli görmüyor, olmaz deme, oluyor.
yine de insan en yakınını en uzağındayken özlüyor.
uzağındakini yakınına çekmeye çalışıyor.
güvenmek istiyor, sırtını dayamak, kalabalığın yalnızlığından kurtulmak.
özetle,
insan tüm sevgisini verebileceği, onu asla yüzüstü bırakmayacak bir arkadaş istiyor, onu bile bulamıyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

bi şey diycem.