27 Temmuz 2012 Cuma

Yere düşen son şekerparemin ardından "Someone Like You" söyledim.

Burdayım çünkü, bıktım.
Herkesin bana soğuk demesinden, "Başlangıçta sana gıcık oluyordum."lardan. Sırf farklı düşünüyorum diye ya da bazı şeyleri olduğu gibi kabul etmiyorum diye ya da sürekli heyecanlı olduğum için, üzüldüğüm zaman veya arkadaşlarımla birlikteyken mutlu olduğum nadir zamanlarda ya çok sesli ağladığım ya da çok sesli güldüğümden dolayı, başkalarının fikirlerini olduğu gibi benimseyemediğimden dolayı belki de en çok.

X kişisi o kitaba güzel dedi diye Y kişisinin de okumaya başlar başlamaz güzel demesine gıcık olduğumdan mesela. Değil kardeşim. Değil. Aynı kitabı ben de okuyorum, değil, niye başkalarının seni etkilemesine izin veriyorsun beni de dinleme ama onu da dinleme. Kitabın kapağını açmadan nasıl iyi olduğu kanısına varıyorsun? Ya da beğenmediğin bir kitabı başkaları beğenmiş diye o kitap hakkında konuşulduğunda "Ben de çok beğendim." diyorsun?

Aşırı gürültülü hapşırırım ve en az üç kez peş peşe. Belki de bundan dolayı. Çok konuştuğum için, her şey hakkında konuşabildiğim için. "Soğuksun." "Sevmezdim seni ama şimdi seviyorum." Ya da "Seni sevmiyorum ve bunun bir nedeni yok sadece sevmiyorum."lardan bıktığım için burdayım.

Bir insanı tanımak öyle iki günde olacak iş değil. Bazen bir ömrünü birlikte geçirdiği insanı tanıyamıyor insan.
Beni benim ağzımdan da dinleyin demiyorum.
Ama beni başkasından da dinlemiyorsunuz ki.
Beni dinlemiyorsunuz ya da şöyle düzelteyim: Kimse kimseyi dinlemiyor.

Ve ben bundan nefret ediyorum.

Sadece tanımadan düşünmeyin istiyorum.
Mümkünse düşünmeyin. Zaten bu yaptığınız düşünme eyleminin getirisi gibi de görünmüyor.

Bi insanı tanımadan onun hakkında yargılara varmanız. Hiç doğru değil. Ben de yapmıştım ordan biliyorum. Önyargı iyi değil. Hiç hem de. HİÇ.

Burdayım çünkü anlatacak daha iyi hikayelerim varken hala kendimi kabul ettirmeye çalışıyorum.

Çünkü kalbimi kırıyorsunuz.

Çünkü hep ağlıyorum.

Çünkü nefret edemiyorum.

Önyargılarınızdan bıktığım için burdayım.
Ve isteseniz de istemeseniz de beni benden dinlemek zorunda kalacaksınız.
Çünkü siktiğimin önyargısı yüzünden zaten tanısanız da tanımasanız da nefret ediyorsunuz.
Bari ben anlatayım öyle nefret edin abi.
En azından kafam rahat olur.
"Hep ben konuştum. Ve bu kimsenin hoşuna gitmedi. Nefret ettiler. Ama artık 'Neden?' diye sormak zorunda değilim kendime."
En azından bir cevabım olur.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

bi şey diycem.